Çocuklar ve Teknolojik Cihazlar

Çocukların teknolojiye olan ilgileri dendiğinde aklımıza bilgisayar, internet, telefon, televizyon ve diğer elektronik cihazlar gelmektedir. Teknolojinin olumlu yanları olduğu kadar olumsuz yanları da vardır. Çocuk ve gençlerin internet, bilgisayar ve televizyon karşısında uzun zaman geçirmeleri sosyal, duygusal ve fiziksel açıdan problemler oluşturmaktadır. Özellikle iletişim kurmalarına engel olması açısından, çocukların sosyalleşmesini engellemektedir. Bu sebeple çocukların çok küçük yaştan itibaren bu tür cihazlarla tanışması ve bunlara aşırı maruz kalmaları doğru değildir. Özellikle gelişimin hızlı olduğu ilk 2 yaşta çocuklar mümkün olduğu kadarıyla teknolojik cihazlardan uzak tutulmalıdır.

Daha sonraki 4 yılda çocukların teknolojiye maruz kalmaları sınırlandırılmalı, içerik bakımından da kontrol edilmelidir. Şiddet içeren bilgisayar oyunları, korku filmleri, uygunsuz içerikli internet siteleri vs. gibi teknoloji unsurları çocuklarda ciddi psikolojik sorunlara yol açar veya normal ruhsal gelişimlerini engelleyebilir. Ailelerin bu tarz davranışları; çocukların küçük yaşlardan itibaren teknolojiye maruz kalmalarına ve potansiyel teknoloji bağımlılığına yol açabilmektedir. Ayrıca bu davranışlarıyla çocuğun kendisini ifade etmesi ve sorunlarla uygun şekilde başetmesi engellenmektedir. Aynı şekilde bu davranışlar çocuklarda ritual haline dönüşebilir ve çocuklarda alışkanlık yaratabilir. Daha sonraki dönemlerde çocuklar susmak veya sakinleşmek için telefon ve buna benzer teknolojik cihazlar için beklentiye girebilirler.

Aynı sorunlar okul dönemindeki çocuk ve gençler için de geçerlidir. Tek fark okul döneminde ödevler ve eğitim amaçlı bilgisayar kullanımına izin verilebilmesidir.

Fiziksel olarak görme sorunları (yakını görememe, çift görme, göz tembelliği vs), duruş ve iskelet sorunları (kamburluk, sırt ve boyun ağrıları, kas ağrıları vs), radyasyon riski (birçok kanser riskinin artışı), daha az hareketten kaynaklanan fiziksel problemler (aşırı kilo, kalp problemleri vs.) gibi birçok sağlık sorunlarına yol açabilir.

Psikososyal etkiler de birçok olumsuzluklara yol açmaktadır. Özellikle internetin ve bilgisayar oyunlarının çekiciliğine kapılıp, zamanın çoğunu bilgisayar önünde geçiren çocuklarda bir süre sonra “internet bağımlılığı” oluşmaktadır. İnternet bağımlılığı, TV bağımlılığı, kumar bağımlılığı, aşırı yemek yeme gibi. Mide küçültme ameliyatı. Davranışsal bir bağımlılıktır. Buna bir Teknoloji Bağımlılığı da denilebilir. Teknolojik bağımlılıklar, pasif ( TV bağımlılığı) ya da aktif (Bilgisayar bağımlılığı) olarak ikiye ayrılmaktadır. Bağımlılıkta başlangıçta az olan oran, farkına varmaksızın artmış olabiliyor ve giderek yaşamın tamamını kapsar. Bazı çocuklar, bilgisayar bağımlılığına ve bunun olumsuz uzantılarına, diğer çocuklara oranla daha yatkındır. Doğal olarak bu çocuklar sanal yaşamın çekiciliğini de en güçlü hisseden çocuklardır. Onlar için herhangi bir süre bile çok fazla olabilir. Bilgisayarda giderek daha çok zaman geçirme, içe kapanma, göz temasının azalması, sözel iletişimde azalma, daha çok ve sık oynama isteği, toplumsal yaşamdan yaşıtlardan çekilme, yetişkinlerle sorunların olması, sorumluluklarını yerine getirmeme, yinelemeli beden hareketleri (ileri geri sallanma, parmakları gereksiz yere oynatma, dönme, tikler ) ya da kendi kendine konuşma, yoksunluk belirtileri (bağlantı engellendiğinde titreme, aşırı sinirlilik ve hayal kurma, yaşıt ilişkilerden kopma ve bedensel ağırlıkta artış ve hareketsizlik, gerçeği değerlendirmede yetersizlik vs. gibi birçok belirti ve bulgular bilgisayar bağımlılığına işaret etmektedir.
Ayrıca hayatın ilk dönemlerinde (0-3 yaş) aşırı TV ve bilgisayara maruz kalan çocuklarda Otizm benzeri tablo gelişmektedir ki, bu da çocuğun sosyal ve dil gelişimini önemli ölçüde engellemektedir.

Yapılan araştırmalarda uzun süre TV ve bilgisayara maruz kalmanın çocuklarda öğrenme, görsel hafıza ve hayal kurma becerileri üzerine ciddi olumsuz etkileri olduğu tespit edilmiştir. Okul öncesi dönemde 1 saatin altında TV ve bilgisayara maruz kalan çocuklarla 1 saatten fazla maruz kalanlar arasında resim yapma kabiliyeti, hafıza ve sebep sonuç ilişkisi kurma kabiliyetlerinde ciddi fark bulunduğu ve daha az TV ve bilgisayar izleyen çocuklarda iyi performans sergiledikleri bulunmuştur.

Çocuklar günümüzde popüler olan birçok sosyal paylaşım siteleri aracılığı ile sanal ilişkiler, yakınlıklar kurmaktadırlar. Bu sanal dünyadaki ilişkilerle, gerçek ilişkiler arasındaki fark, çocuklar tarafından tam olarak ayrıştırılamamaktadır. Fiziksel kimliklerini ortaya koymaksızın, sohbet odalarında dolaşmanın tehlikesi, ileri yıllarda gerçek sosyal hayattan çekilme davranışları ile kendini gösterebilecektir.

Gerçekte çok içe dönük biri internetle kendine güven duygusunu destekleyecek arkadaşlar edinebilir. Uzun süre internette sohbet(chat) yapan çocukların gerçek hayatta arkadaş edinme sıkıntısı çektiği yapılan araştırmalarla saptanmıştır. Bir araştırmada WEB gezintilerinde, çocukların kendilerini nasıl hissettikleri sorulduğunda cevap en çok “yalnız” olmuştur. Bu yalnız çocuklar, giderek toplumda iletişim kurmakta zorlanmakta, topluma karşı olumsuz duygu ve düşünceler beslemeye başlamaktadır. Ayrıca yine bir araştırmada, aşırı internet kullanan çocukların daha az kitap okudukları saptanmıştır.

Gençler arasında uygunsuz internet kullanımı yanlış cinsel deneyimlere, alkol ve uyuşturucu kullanımına ve suça bulaşmalarına yol açabilir.

Teknolojik cihazların yaydığı radyasyon her ne kadar azaltılmaya çalışılsa da tamamen sıfırlanmamaktadır.Radyasyon özellikle hızlı büyüyen hücrelere etki göstererek kanser riskini artırmaktadır. Çocuklarda özellikle büyüme gelişme açısından hızlı hücre çoğalımına sahipler ve radyasyon açısından en yüksek riske sahip grupta bulunmaktadırlar. Özellikle beyin ve kemikiliği gelişimi radyasyon açısından risklidir. Radyasyon, çocuklarda beyin gelişimini engellemekte ve beyin kanseri riskini 3-4 kat artırmaktadır. Çocuklarda radyasyona maruz kalma, öğrenme, dikkat, hafıza vs. gibi birçok beyin işlemlerinde olumsuz etkiye yol açmaktadır. Bu konuda özellikle cep telefonu yüksek elektromanyetik radyosyon yaydığı için tehlike açısından ilk sırada bulunmaktadır. Radyasyona maruz kalmak kemik iliği kanseri (lösemi), riskini artırmaktadır. Lenfoma, tiroidkanseri, cilt kanseri gibi birçok kanser çeşidi radyasyonun etkileriyle oluşmaktadır.

Yapılan araştırmalarda anne babalar %62 oranında çocuklarının hangi sitelerde dolaştıklarını bilmemektedirler. Çocuklara hangi sitelere girdikleri sorulduğunda %44’ü oranında cinsel içerikli sitelere, %14’ü bomba imalatı sitelerine, %12’si nereden silah alabilecekleri bilgisini içeren sitelere girdiklerini belirtmişlerdir. %43’ü ailesinin internet konusunda bir kural koymadığını, %31’i ailesinin kuralları takip ettiğini, %26’sı ise kurallara rağmen istediklerini yaptıklarını belirtmişlerdir. Sonuç olarak ebeveynler bu teknolojik devrim karşısında güç mücadelesine girmeden galip çıkmayı bilmelidirler. Bu da ancak kararlı ve tutarlı davranmakla mümkündür. Her zaman kontrol ebeveynde olmalıdır. Teknolojinin kullanım süresi konusunda sınır çizilmeli ve mutlaka uyulmalıdır.

0-18 yaş aralığındaki çocuğunuzun günlük hayatını, ruhsal ve bedensel gelişimini, okul başarısını ve diğer insanlarla ilişkilerini olumsuz etkileyebilecek duygusal ya da davranışsal bir belirti bulunuyorsa Çocuk Psikiyatri Uzmanına başvurabilirsiniz.