Kleptomani

Kleptomani (çalma hastalığı, patolojik hırsızlık), kişisel kullanım ya da maddi değeri için gereksinme duyulmayan nesneleri çalmaya yönelik dürtülere karşı koyamama olarak tanımlanan bir dürtü denetim bozukluğudur. DSM-IV’ te dürtü denetim bozukluğu başlığı altında sınıflandırılmasına karşın, çeşitli araştırıcılar kleptomaninin diğer bozukluklarla olan ilişkisine dikkat çekerek obsesif kompulsif spektrum bozuklukları, affektif spektrum bozuklukları başlığı altında değerlendirilebileceğini ileri sürmüşlerdir. Bununla beraber kleptomani gerçek hırsızlıkla sıklıkla karıştırılabiliyor. Kleptomanili hastalarda hırsızlıktan önce gerginlik olur ve bu his hırsızlık olduktan sonra haz alma veya rahatlamaya dönüşür.Hırsızlıkta dürtüsel özelliklerle ilgili hiçbir bulgu yoktur, davranış artan gerilim, eylemin gerçekleşmesi ve gerilimin yatışması gibi gerçek dürtü denetim bozukluklarında görülen özelliklerin hiçbirine uymaz. Hırsızlık planlıdır ve sıklıkla diğer kişilerle birlikte planlanarak yapılmıştır. Hırsızlıkta nesneler gerçek değerleri nedeniyle çalınmıştır, bu eylemden elde edilen maddi kazanç açıkça bellidir. Bu durumda ayırıma yardım edecek bir diğer önemli nokta, çalınan nesnenin ne yapıldığını öğrenmek olacaktır. Özellikle kişi çalınan nesneyi başkasına vermiş ya da atmış ise, kleptomani olasılığı daha fazladır. Bazı durumlarda mağaza hırsızları, cezadan kaçabilmek için kleptomaniye sığınabilirler, bu nedenlerle uydurma bozukluk ayırıcı tanıda göz önünde bulundurulması gereken bir tanıdır.

Ayrıca bu olayın hırsızlık olarak değerlendirilmesi için yapan bireyin yaptığı olayın sebep ve sonuçları değerlendirebilecek olgunlukta olması gerekmektedir. Yani bir çocuğun yaşı küçükse, zeka geriliği varsa veya diğer psikiyatrik problemlerin olmaması gerekiyor.

Özellikle çocuk yaşlarda başlayan çalma hastalığını aileler masumca karşılasa da bunun ileriki yaşlarda nasıl etkileri oluyor?
Çocuk ve ergenlerde görülen kleptomani eğer zamanında tedavi edilmez ise kalıcı olabilir ve ileride adli problemler ve diğer psikiyatrik hastalıklara dönüşme açısından ciddi risk teşkil eder.

Bu tür hastalıklar genellikle çocukluktan itibaren mi başlar, yoksa daha önce hiç hırsızlık yapmamış biri belli bir yaştan sonra aniden başlayabilir mi?
Kleptomaninibaşlangıç yaşı değişken olmakla berber en çok ergenlik döneminde (15-20 yaşlar) görülmektedir. Bununla beraber yetişkin dönemde başlayan vakalara da rastlanmaktadır. Ergenlikten önce çok nadir görülür.

Kleptomani hangi yaş aralıklarında ortaya çıkıyor?
Kleptomanini başlangıç yaşı değişken olmakla berber en çok ergenlik döneminde (15-20 yaşlar) görülmektedir.

Kleptomaninin nedenleri nelerdir?
Kleptomaninin nedenleri tam olarak aydınlatılamamakla birlikte birçok etmenin kleptomaniye yol açabileceği düşünülmektedir. Kleptomani kimi olgularda beyin hastalıkları, nörolojik bozukluklar ve zeka gerilikleriyle ilişkili olabilir. Kleptomani ile ilişkilendirilen psikiyatrik hastalıklar arasında duygudurum bozuklukları, anksiyete bozuklukları, yeme bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluklar, cinsel işlev bozuklukları, madde kötüye kullanımı ve kişilik bozuklukları yer almaktadır. Kleptomani, kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülmektedir. Kleptomanik olguların çocukluk döneminde cinsel ya da fiziksel örselenmelerin bulunduğu düşünülmektedir. Çocukluk dönemlerinde cinsel istismara uğramış kişiler, erişkin yaşamlarında depresif belirtilerinin olması, cinsel sorunlarının ve rahatsız edici cinsel fantezi ve düşüncelerinin bulunması, ara ara disosiyatif dönemler yaşamaları yönlerinden kleptomanlarla benzerlik göstermektedirler. Çalma dürtüsünün bedendeki opioidlerde aşırı bir artışa neden olduğu, bunun kişide strese yanıt olarak ortaya çıkan bedensel durumlara benzediği belirtilmiş ve kleptomaninin de kişinin duygulanım durumlarını düzenlemede, aşırı uyarılmayı yatıştırmada etkili olabileceği öne sürülmüştür.

Hastalığın kendi içinde türleri var mı?
Bazı araştırmacılar düşüncelerini eylemleri ile (yani çalma ile) dile getiren çocukların bu davranışlarının çeşitli anlamları olabileceğini belirterek bunları yedi gruba ayırmıştır; Bunlar kaybolmuş olan anne-çocuk ilişkisini yeniden oluşturmak, saldırgan bir girişim, incinme, sakat kalma korkularına karşı bir savunma, cezalandırılma arayışı, kendine olan güveni yeniden oluşturma ya da güçlendirmek, aile sırlarına karşı bir tepki, cinsel bir davranışın yerine geçebileceğidir. Bu yedi grubun tümü olmasa da bir kısmının, erişkin kleptomanlar için de geçerli olabileceği ileri sürülmüştür.

Tedavisi mümkün mü?
Tedavi erken dönemde daha başarılı olmakla birlikte kesin iyileşme yüzde yüz değildir ve ileri dönemde davranışlarda tekrarlar olabilmektedir. Tedavide psikoterapi ve ilaçlar kullanılmaktadır. Psikoterapide içgörü kazandırmak, duyarsızlaştırmak ve diğer yöntemler kullanılmaktadır. İlaç tedavisinde antidepresanlar ve duygudurum düzenleyiciler etkili bulunmuştur.

Hastalığın engellenmesi mümkün mü, çözümü nelerdir?
Birçok hastada risk faktörleri önleyerek hastalığın oluşması azaltılabilir. Ayrıca sıklıkla eşlik eden hastalıkların tedavisi de kleptomaninin oluşmasını engelleyebilir.

Çocuklarda hırsızlığın önüne geçmek için ne gibi tedbirler alınmalı? Ailelere bu konuda ne tavsiye edersiniz? Bu süreçte aileler nasıl bir yol izlemeli, çocuğa olan tepkileri nasıl olmalı?
Küçük yaşlarda görülen çalma davranışında çocuk kötü bir şey yaptığını bilmez. Bunun bir başkasının malını izinsiz almak olduğunu, toplum kurallarına uymayan bir durum olduğunu ve yapılmaması gerektiğini yaşı büyüdükçe anne ve babasından, çevreden ve toplumsal kurallardan öğrenir. Ancak bazen, bu kuralları bilen çocukların da çalma davranışında bulunduklarını görürüz.

Çocuklar neden çalar?
Bir çocuğun kendine ait olmayan bir varlığı izinsiz almasına maddi ihtiyaçların yeteri kadar karşılanmaması, ilgi çekme ihtiyacı, arkadaşlık problemleri, ev içi huzursuzluk ve kavgalar, dürtüsellik (dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, malını aldığı kişiyi cezalandırma isteği (öfke), anne babaya veya otoriteye tepki, mutsuzluk, yetersizlik hissi, travmatik yaşam olayları, arkadaş yönlendirmesi, sosyal çevre/sosyal statüye özlem sebep olabilir.

Bu nedenlerin bazen birkaçı çocuğun çalma davranışında bulunmasına etki edebilir. Altında yatan nedenin ne olduğunu bilmek, çocuğa yardımcı olma açısından değer taşır. Ancak yaşanan herhangi bir hırsızlık olayında, olayın ne zaman, nerede, neden olduğu değil, çocuğun bu davranışı ile bize ne anlatmak istediği ve bizim çocuğa nasıl yardım edebileceğimiz esas konu olmalıdır. Çalma davranışı gösteren çocuklar;

-Kendilerini yalnız hissedebilir
-Kızgın, haksızlığa uğramış, öfkeli olabilir
-Bu davranışı bir amaca yönelik araç olarak kullanabilir
-İntikam duygusu ile hareket etmiş olabilir

Çalma davranışı gösteren çocukların ilerde çalma davranışı göstermemeleri için anne babalar;
-“Benim” ve “başkasının” kavramlarını öğretmeli,
-“İzin alma” yı göstermeli ve model olmalı,
-“Başkasına ait olan bir varlığı alınca neler olabilir” üzerine çocuklarıyla konuşmalı,
-Ev içinde onların sahip oldukları varlıklara saygı göstermeli, gerekirse izin almalı
-Ev içinde de mülkiyet ve sahip olma örneklerini kendi hayatlarından vermeli
-Misafirliğe giderken birkaç oyuncağını yanına alarak “benim – senin” ayrımına yardım etmeli
-Bu tür davranışlarına asla ceza vermemeli, bağırmamalı
-Diğer çocuğun tarafında yer almamalı,
-Hırsızlıkla suçlamamalı,
-Çocuklarının kendi oyuncak, boya kalem, giysileri gibi varlıkları üzerinden de mülkiyet duygusunu yaşlarına uygun şekilde vermelidir.

0-18 yaş aralığındaki çocuğunuzun günlük hayatını, ruhsal ve bedensel gelişimini, okul başarısını ve diğer insanlarla ilişkilerini olumsuz etkileyebilecek duygusal ya da davranışsal bir belirti bulunuyorsa Çocuk Psikiyatri Uzmanına başvurabilirsiniz.